36 hafta

SÜS BİTKİLERİNİN GENEL BAKIMI

Sulama
      Tüm süs
bitkilerinin sulanması için genel bir sulama programı vermek güçtür. Bitkinin
cinsi, boyu, tipi, ışık, sıcaklık, nem, toprak tipi gelişme sezonu ve diğer
faktörler sulama zamanını etkiler. Genel olarak çiçek açan bitkiler ya da yeşil
bitkiler, çiçek açtıklarında yapraklı bitkilere göre daha fazla suya ihtiyaç
duyarlar. Bitkiler hiçbir zaman solacak kadar kuru bırakılmamalı, suda boğulacak
kadar da çok sulanmamalıdır. Toprağın nemini toprağa dokunarak tahmin
edebiliriz. Eğer toprak, parmakla dokunulduğunda kuru hissediliyorsa toprak
hafiflemiştir, kurumanın ileri durumunda toprak, saksının kenarlarından
ayrılarak aşağı doğru çekilir. Bitkide bu durumu görmeye başladığımızda sulama
zamanının geldiğini anlamalıyız.

     
     Bitkiler saksının ya dibinden
ya da üzerinden sulanabilir. Üstten sulama yaptığımızda saksının drenaj
deliğinden su çıkana kadar sulama yapılmalı, su tabağa çıkmalı ve su ortamdan
atılmalıdır. Dipten sulama yöntemi ise tüm toprak kitlesinin nemlenmesini
sağlar. Kasımpatı, menekşe ve eyelamenlerde daha çok bu yöntem uygulanır. Saksı,
içi su dolu bir kap içine yerleştirilir. (Saksı içindeki toprak tamamıyla su
altında kalacak şekilde suya batırılmalı) Su yüzeyinde hava kabarcıklarının
çıkışı bitirinceye kadar bitki kap içinde tutulmalıdır. Daha sonra saksı
kaldırılıp fazla suyun akması sağlanır. İç veya dış mekânda yaz aylarında sulama
bitkinin faaliyette olduğu sabah erken saatlerde veya akşam yapılmalıdır.

     Saksılı bitkilerin yetiştirilmesinde diğer bir konuda
drenajdır. Drenaj; toprak altında bulunan suyun birikmemesi için yapılan
önlemlerdir. Saksılı bitkilerde drenajı, saksıya bitkiyi dikmeden önce
deliklerin olduğu yerlere çakıl veya köpük parçaları koyarak sağlayabiliriz.
Drenaj, bitki kökünün çürümesi için ne denli önemli ise en fazla drenaj da
bitkinin kurumasını sağlayacağı için o denli önemlidir. Su eksikliğinde toprak
üstü organlarda tepe kuruması ve solması, zamansız yaprak dökümü, yaprak
kenarlarının içe doğru kıvrılması gibi durumlarda karşılaşılır.

     Devamlı nemli ortamda bırakılan bitkilerin yaprakları sararır
ve dökülür, çiçeklerin canlılığı kaybolur. Sağlıklı beyaz kökler kahverengiye
döner ve toprak oksijeninin azalmasından dolayı kök çürümeleri ortaya çıkar.

     


Işık
      Tüm çiçekli bitkiler orta derecede ışığa ihtiyaç
duyarlar. Sürekli zayıf ışıkta tutulan çiçekli bitkilerin az sayıda, renksiz ve
cansız çiçek, boğum araları uzun gövdeler ve açık renk yapraklar verdiği
görülür. Belli bir süre sonra da hiç çiçek açmaz.
     Yapraklı
bitkiler ise genel olarak; Düşük ışık şiddetine adaptasyonu iyi olanlar
(örneğin; Dr. Compacta, Dr. Marginata, Dr. Fragrans, Agleonema,
Chamadorea)
     Orta ışık şiddetine adaptasyonu iyi olanlar (örneğin; Dr.
Lemon Lime, Kentia, Spathyphllum) Yüksek ışıklı ortam isteyen bitkiler (F.
benjamin, Area, Nolina, Dr. song of india, Schefflera) Düşük ışıklı bir ortamdan
parlak ışıklı bir ortama ani değişiklik zararlı olabilir. Özellikle düşük ışıklı
bir ortamda varolan ışığı emebilmek için yapraklar yavaş yavaş ışığa döner. Bu
uyum bitkinin başka bir ortama alınmasıyla bozulur, ışık bir süre yeterli
kullanılamaz. Daha ışıklı bir ortama hareket de bitkilerde yaprakların
beyazlamasına ve yanmasına sebep olur. Bundan dolayı bitkinin ani şoka girmemesi
için bulunduğu ortamda 90 derece döndürülmesi gerekir. Fazla ışığa duyarlı olan
bitkilerin (Afrika menekşesi, asparagus) direkt güneş ışığına bırakılmasıyla
yapraklar açık yeşil renk alır. Aynı zamanda, sulama sırasında yaprakların
üzerine gelen su damlacıkları güneş ışınlarının etkisiyle yapraklarda yanmalar
meydana getirir.
     
Gübreleme

      Gelişme döneminde bütün bitkilerin
beslenmeye ihtiyaçları vardır. Şubat sonundan Eylül başına kadar olan dönemde
gübreleme; her 15 günde bir, bitkinin dinlenmeye girdiği Eylül-Şubat sonu
döneminde ise ya daha az yapılmalı ya da kesilmelidir. Kışın yapılan sürekli
gübrelemede bitki verilen besini kullanamayacağı için besin elementi
fazlalığından ortaya çıkan problemler görülecek veya bitkiler verilen azottan
dolayı hücre çeperleri incelecek ve hastalıklara açık hale gelecek.

     Diğer önemli bir nokta ise, yeni dikilmiş veya hasta olan
(gerek parazit gerekse kültürel bozukluk) bitkilere de kesinlikle gübreleme
yapılmaz.
      Çiçekli bitkiler için; Fosforlu gübreleme Meyve
ağaçları için; Çiçeklenmeden meyve dökümüne kadar 3 defa potasyumlu
gübreleme
     Yapraklı bitkiler için; Azotlu gübreler uygun dozlarda ve
zamanda verilmelidir.
     Besin elementlerinin bitkilere olan yararları;

     Azot: Yaprak miktarının artmasını, büyümesini ve parlak görünüm
almasını sağlar.
     Fosfor: Çiçek, meyve, tohum ve köklerinin oluşumuna
yardımcı olur.
     Potasyum: Bitkilerin hastalıklara karşı dayanıklılığını
arttırır, meyve tutumunu ve olgunlaşmasını hızlandırır.

     
Sıcaklık
      İç mekân bitkileri, gün boyunca 18-22 derece, gece de
10-18 derecelik sıcaklığa ihtiyaç duyarlar. İç mekânda bitki yerleştirirken
bitkilerin kışın radyatörden en az 1 m. uzaklıkta olan bir yerde olması ve gün
içerisinde de rüzgâr akımının olmadığı durağan bir ortamda bulunması gerekiyor.
Sıcaklığın yüksek olduğu ortamlarda da yapraklara su püskürtülerek nem
sağlanabilir. Düşük sıcaklıklara maruz kalan bitkilerde yapraklarda önce beyaz
lekeler, sonra yanmalar, kahverengileşmeler görülür. Sıcak seven etli yapraklı
bitkiler düşük sıcaklığa girdiğinde kök boğazı çürüklüğü görülür. Yüksek
sıcaklıkta ise yapraklarda baygınlık, sararma ve pörsüme görülür.
     Saksı
Değiştirme ; Bitki kökleri saksı içinde çok fazla gelişip uzamış ve bir kök
balyası oluşturmuş durumda ise bitkinin zayıf bir gelişme göstermeye başladığı,
daha sık sulamaya ihtiyaç duyduğu görülür. Bu durum, saksı değişim zamanının
geldiğini göstermektedir. Saksı değiştirmede genel kural, yeni saksının eskisine
oranla bir boy daha büyük olmasıdır. Çok geniş saksıya dikim yapılırsa, bitkinin
kökleri yeteri kadar hava alamaz. Sulama sırasında da az veya çok su verilmesi
ile kökler bozulur veya gelişemez. Aynı zamanda bitki kökleri bulunduğu ortamı
kaplamaya çalışacağı için bitkinin yaprak ve çiçek tomurcuğu geliştirmesi
duracaktır.
     Saksı değişimi yaparken yeni saksıya geçirilen
köklerin ilave edilen toprak ile iyice kaynaşması için toprak ilavesinden sonra
sıkıca bastırılmalı ve alttan su çıkana kadar can suyu verilmelidir. Yine çıkan
fazla su ortamdan uzaklaştırılmalıdır.
     Saksı değiştirirken
kullanılan toprağın cinsi de önemlidir. İç mekânda genellikle sterile edilmiş,
içinde hava miktarı fazla olan torf kullanılmalıdır. Dış mekânda da ortanca,
açelya, kamelya ve gardenia gibi asidik ortamları seven bitkileri de torf
kullanılmalıdır.
     
Torf Nedir?
Nemli ve çok yağış alan, yaz
sıcaklıklarının düşük olduğu yörelerde bataklık ve benzeri su altındaki
arazilerde yetişen bitkilerin kısmen çürümesi ve kalın yataklar meydana
getirmesi sonucu oluşur. Asit reaksiyonludur. Azot dışında diğer besin
elementlerince fakirdir, hafif geçirgen ve gevşek yapıda olup, su tutma
kapasitesi çok yüksektir. Nispeten sterildir.
     
Budama
      Gövdeleri
odunsu yapıda olan ve boylanma oranı fazla olan bitkilerde bodurlaşma ve alt
kısımlarından başlayarak dallanmalarını, yeni kompakt bir görünüm almalarını
sağlamak için bitkilere yapılan faaliyettir. Budama hem şekil vermek hem de
gençleştirmek amacıyla yapılır. Dış mekânda (soğuk ve donlu havalar hariç)
ilkbahar veya sonbaharda derin budama (gül-ortanca) yani dallar dipten itibaren
3-4 göz üzerinden kesilmelidir.
     Büyüme döneminde daha hızlı
gelişen üst sürgünleri zayıflatmak için tepe sürgünleri alınarak, yan dalların
daha iyi gelişmesi ve bol çiçeklenmesi sağlanır.
     Bitkinin
üzerinde açıp geçen çiçekler, solmuş, kurumuş yapraklar kesilip
uzaklaştırılmaktadır. Bunlar bitkinin gücünü kesen ve hastalıklara yataklık eden
parçalardır.
     
Temizleme

      İç mekândaki bitkilerin üzerinde biriken
tozlar, hem bitkinin görüntüsünü bozar hem de gözenekleri tıkayarak bitkinin
solunumunu zorlaştırır.
      İri ve sert yapraklı bitkilerin
yaprakları ılık su ile ıslatılmış sünger veya bezle silinmelidir. Veya su
püskürtülerek silinmelidir. Yapraklarda leke olmaması için yapraklara güneş
altında su püskürtülmemeli, bu işlem gölgede yapılmalıdır.

     Eğer yaprak cilası kullanılacaksa cilanın önce çok iyi
karışımı sağlanmalı ve spreylenirken de yapraklara dağıtılarak ve en az 35-40
cm. mesafeden püskürtülmelidir.
Kaynak: kadinlar.com

YORUMLAR

betül  { 10 Temmuz 2009, Cuma }
süsü bitkileri hk.


YORUM YAZIN

Ad-Soyad:
E-Posta:
Mesaj:

KÖŞE YAZILARI
Çiçek Yetiştirme
FORUMLARDAN
 SEKTÖR REHBERİ

      » Gelişmiş Arama

KRALTORF
Fide & & Fidan & Tohum İthalatcıları
çetin çiçekçilik seracılık
Fidan Üretici Ve Satıcılar (genel Ağaçlandırma)
YaMaNeR İnşaat Peyzaj Mimarlık Ltd.
Fidan Üretici Ve Satıcılar (özel Peyzaj)
petkim
Peyzaj Proje & Uygulama
gul filiz fidancilik
Nakliye Firmaları (çiçek Ve Fidan'a Özel)
KİBELE PEYZAJ TASARIM,PROJELENDİRME
Peyzaj Proje & Uygulama
arçag
Sebze Fidesi Üreticileri
ÖDEMİŞ ÖZYAMAN BOTANİK
Fidan Üretici Ve Satıcılar (meyve)

© 2008 36Hafta.com / Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.

Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ.

www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com

 web statistics
View My Stats