Hazırlayan:
Süleyman KARAGÜL, Ziraat
Yüksek Mühendisi
Morfolojik Özellikleri:
Hıyar (Cucumis sativus L.) yazlık
sebzeler grubunda yer alan bir türdür. Sofralık ve turşuluk olarak yaz aylarında
açık tarla koşullarında, kış aylarında ise örtü altında yetiştirilir. Ülkemizin
2000 yılı hıyar üretimi 1.550.000 ton olup, bunun %60-70’i açıkta yapılır.
Kök:
Toprak rutubetini çok sevdiği için kökleri
yüzlektir, uygun şartlarda 20-25 cm derinlikte gelişir. Ana kök 5-10 cm
uzunlukta kazık karakterde olup, üzerinden bol miktarda yan kök çıkar ve saçak
görünümü alır. Toprak yapısına göre; kumlu ve hafif topraklarda 100-200 cm,
killi ve ağır topraklarda 50-100 cm derinliğe inebilir, köklerin %60-70’i
toprağın 10-20 cm derinliğindedir.
Gövde:
Hıyar gövdesi otsu olup sürünücü ve tırmanıcı
karakterde, köşeli ve tüylüdür. Gövde bitki üst organlarını taşıyacak güçte
değildir, üzerinde bulunan sülükler yardımı ile etraftaki nesnelere sarılarak
yukarı tırmanır. Gövde birçok boğum ve boğum arasından oluşur. Boğumlarda yaprak
ve sülükler bulunur. Yaprak koltuklarından yan dallar çıkar. Dişi ve erkek
çiçekler yaprak koltuklarından meydana gelirler. Dallanma kuvvetlidir. Ana
gövdeden 4-6 yan dal, bunlar her birinden de 4-6 yan dal çıkar.
Yaprak:
Yapraklar gövde üzerindeki boğumlardan çıkar
ve uzun bir sapla gövdeye bağlanırlar. Değişik şekil ve büyüklüktedirler.
Çiçek :
Hıyar çiçekleri genellikle tek evciklidir,
yani erkek ve dişi organlar ayrı çiçekler üzerinde bulunurlar. Bitki üzerinde
erkek veya dişi çiçekler tekli veya çoklu olarak farklı yaprak koltuklarından
çıkarlar. Erkek çiçekler genellikle dişi çiçeklerden önce meydana gelirler. Dişi
çiçekler yan dallarda daha fazla bulunur, bu nedenle uç alınarak yan dal oluşumu
teşvik edilir. Çiçek tozları olgunlaştığında dağılmaz ve jelatinimsi bir madde
ile yapışık durumdadır, bu sebeple böcek veya arılarla taşınması gerekir. Dişi
çiçek sapı erkek çiçek sapından daha uzundur ve ucunda meyve taslağı bulunur.
Son yıllarda döllenme olmadan partenokarp
meyve veren çeşitler geliştirilmiştir, ancak bunlarda döllenmeyi dolayısıyla
çekirdek oluşumunu engellemek için böcek ziyaretlerinin engellenmesi
gerekmektedir. Bunların dışında döllenmeli çeşitlerde vardır, burada bitkilerin
%90’ı sadece dişi çiçek verir, geri kalan %10 sadece erkek çiçek veren zayıf
bitkilerdir, bunlar kesinlikle yerlerinden uzaklaştırılmamalıdır, aksi halde
döllenme olmaz ve önemli ürün kayıplarına neden olur.
Meyve :
Değişik şekil ve büyüklüklerde olabilir,
bazan meyve içi boşluğu olan meyvelere rastlanır, kalite açısından istenmeyen
bir durumdur.
Tohum :
Bir gramda 30-60 tohum bulunur. Ticari
tohumların çimlenmesi en az %80-90 olmalıdır. En uygun çimlenme sıcaklığı 25-30
0C’dir. 10-12 0C’den düşük ve 40 0C’den yüksek sıcaklıklarda çimlenme yeteneği
azalır.
Yetiştirme İstekleri:
İklim:
Hıyar ılıman iklimlerden hoşlanır. Düşük
sıcaklıklarda üşüme, yüksek sıcaklıklarda aşırı su kaybı ve bazı fizyolojik
bozukluklar görülür. Hıyarın direkt ışık ihtiyacı azdır, fakat ışık miktarının
6000-8000 Lux süresinin 12 saatten fazla olması dişi çiçek oluşumunu dolayısıyla
verimi artırır.
Toprak:
Hıyar en çok toprak seçen bitkiler
arasındadır. Çok nemli, soğuk ve su yönünden fakir topraklarla, killi topraklar
hıyar yetiştiriciliğinde verimi önemli ölçüde düşürür. Ağır topraklarda çiçek
teşekkülü gecikir, köklerde çürümeler meydana gelir ve kök hastalıkları meydana
çıkar. Hafif toprakların organik madde ile özellikleri düzeltilir ve uygun
ticari gübreleme yapılırsa hıyar yetiştiriciliğinde kullanılabilir. Toprak
pH’sının 5.5-5.8 arasında olması bitki gelişmesi için uygun olup daha düşük pH
değerlerinde Mg eksikliği ortaya çıkar.
Toprak hazırlığı, ekim-dikim:
Toprak kışın derin işlenerek iyi su toplaması
sağlanır, ilkbahardaki sürüm ise 10-15 cm derinlikte yüzeysel olarak
yapılmalıdır. Hıyar bitkileri baklagil, soğan, pırasa, pancar ve lahana grubu
sebzelerinden sonra çok iyi gelişir. Tahıllar, domates ve patates tarımından
sonra mecbur olmadıkça hıyar üretimi yapılmamalıdır. Hıyar yorgunluğundan
kaçınmak için 4 yılda bir veya daha uzun dönem münavebe yapmak gerekir. Hıyar
düz tarlada yetiştirilebildiği gibi herek vererek veya askıya alarak değişik
şekillerde yapılabilir. Bu yetiştirme şekillerinde 4 farklı yöntem uygulanır
-Tek sıralı yetiştirme -Çift sıralı yetiştirme -Fide ile üretim (tek veya çift
sıralı) -Örtüaltı yetiştiriciliği Tohum ekimi elle ocaklara veya açılan
çizgilere yapılabildiği gibi, son yıllarda hassas tohum ekim mibzerleri ile
yapılabilmektedir. Ekilen tohum üzerine bir miktar çiftlik gübresi atılarak
kaymak tabakası önlenebilir. Tohum ekiminden 5-6 gün sonra hafif yağmurlama
yapılarak da kaymak önlenebilir.
Tek sıralı yetiştirme:
Bu yetiştirme şekli özellikle makinalı ekim
ve toprak işlemedeki kolaylıkları nedeniyle tercih edilir. El ile ocak usulü tek
sıralı ekimde, sıra arası 130-140 cm , sıra üzerinde 40-50 cm’de bir ocak olacak
şekilde ekim yapılmalıdır. Tohum ekimi tavlı toprağa 4-5 cm derinliğe ve her
ocağa 2 veya 3 tohum gelecek şekilde yapılmalıdır. Elle ekimde dekara 200-250 g,
mibzerle ekimde dekara 300-400 g tohum atılır. Mibzerle tohum ekiminde sıra
araları 130-140 cm, sıra üzerleri ise 10-15 cm olacak şekilde uygulama yapılır.
Ekim derinliğindeki toprak sıcaklığının en az 15 0C olması çimlenme hızı ve
düzeni bakımından önemlidir.
Çift sıralı yetiştirme:
Bu yetiştirme şeklinde tohumlar 65-70 cm
genişliğinde açılan karıkların boyun noktalarına yapılır. Bu karıklar dar
aralıklardır ve daha sonra sulama yapmada kullanılır, diğer aralıklar 130-140 cm
mesafede bırakılır ve bitkilerin bu yöne yayılmaları sağlanır, daha sonraki
hasat v.s. işlemler de bu aralıktan yapılır.
Fide ile üretim:
Erkencilik sağlamak amacı ile bu yöntem
uygulanır. Tohumlar torba, viyol, saksılara ekilir. Tohum ekim ortamları
(torf+çiftlik gübresi+kum+bahçe toprağı ve perlit karışımı) hastalık ve
zararlılardan temiz olmalıdır. Bu ortamlara ekilen tohumlar, don tehlikesi
geçinceye kadar alçak tünel veya plastik seralarda bekletilir. Dikim büyüklüğüne
ulaşmış en az 2 gerçek yapraklı fideler topraklı olarak tek veya çift sıralı
sistemle dikimi yapılır. Dikimden yaklaşık 12 saat önce torbalara su
verilmelidir aksi halde dikim esnasında kök bölgesinin toprağı dağılacağından
tutma oranı azalır. Bu şekilde yapılan dikimle 2-3 haftalık erkencilik sağlanır.
Örtüaltı yetiştiriciliği:
Bu sistemde oluşturulan karıkların üzerinde
derinliği karık tabanı seviyesinde olacak ocaklar oluşturulur, tohum buralara
ekilir ve iskelet malzemesi kullanılmadan tohum ekilen karık sırtları 0.2 mm
kalınlıkta plastik örtü ile örtülür. Böylece tohumların ekili olduğu yerler
çukurda kaldığından tohumların çimlenip gelişmesi için gerekli boşluk sağlanmış
olur. Çimlenip gelişen bitkilerin plastik örtüyle temasını önlemek için bitkinin
temas edeceği plastik yerleri kesilerek oluşacak zararlanmalar önlenir.
Bir başka üretim şekli de saksı ve plastik tüplerde
yetiştirilen fidelerin alçak tünel altında yetiştirilmesidir. Bu yöntemle 3-4
haftalık erkencilik sağlamak mümkündür. Yukarıda anlatılan yöntemler düz tarla
şartlarında yerde yapılan üretim şeklidir. Bunların dışında herek (sırık yada
askı) vererek yetiştirme de yapılmaktadır. Bu teknikte sıra arası ve sıra üzeri
azaltılarak birim alandaki bitki sayısı artırılmaktadır. Ayrıca meyveler ve
bitkiler toprakla temas etmedikleri için hastalık ve zararlı oranı azalmakta ve
kaliteli meyve oranı artmaktadır. Rüzgar alan yerlerde bu sistem önemli ölçüde
zararlar görebilmektedir.
Çapalama:
Doğrudan yerlerine ekilen tohumların bazı
hastalık ve zararlılara karşı ilaçlanması gereklidir. Tohum ekiminden 5-10 gün
sonra toprak nemine ve sıcaklığa bağlı olarak bitkiler toprak yüzüne çıkar.
Fazla tohum atılmışsa, kotiledon ve ilk gerçek yapraklar çıktıktan sonra
sağlıklı bitkiler seçilerek seyreltme yapılmalıdır. Bu dönemden sonra yüzeysel
bir çapalama ve kök boğazı doldurulması yapılır, bitkiler bundan sonra hızla
gelişmeye başlar. Bitkilerin gelişme ve ekolojiye göre çapalama işlemine devam
edilir.
Sulama:
Hıyar çok su isteyen bir bitkidir. Süzek
toprakta gün aşırı, orta süzek toprakta üç günde bir, killi toprakta 5-6 günde
bir su verilmelidir. 1 m2 alandan bir vegetasyon döneminde 300-425 lt su
kullanır. Hıyar yetiştiriciliğinde suyun az miktarda ve sık verilmesi uygundur.
Bitkiler kol vermeye başladığında kolların istenilen yönde gelişmeleri
sağlanmalıdır.
Gübreleme:
Hıyar toprakta organik gübrenin bol olmasını
ister. Dekar başına 3-6 ton yanmış çiftlik gübresi sonbahar veya ilkbaharda
ekimden en az birkaç ay önce toprağa verilmesi gerekir. Genellikle organik
gübrelemeyi tamamlayıcı olarak dekara 5-10 kg N, 8-10 kg P, 10-15 kg K, 4-6 kg
Ca ve 5 kg Mg verilmelidir. Mg kalite açısından çok önemlidir. Azot verim ve
kalite üzerinde doğrudan etkilidir. Dengesiz ve fazla N meyve iriliğine ve
yumuşak yapılı meyve oluşumuna neden olur. Azot noksanlığında yaprakların rengi
açılır, yapraklar zamanından önce sararıp dökülürler. Çiçeklerin ömrü kısalır,
meyveler açık renkli olur, irileşmez ve küçük kalır. Azotlu gübrenin yarısı
tohum ekiminden önce toprak hazırlığı sırasında temel gübre olarak verilir, ¼ ‘ü
kol atma döneminde, ¼’ü de meyve bağlamanın başlangıcında toprağa verilir.
Fosforlu gübre meyve tutumu için önemlidir. Fosforlu gübrenin tamamı triple
süper fosfat şeklinde verilmelidir. Fosfor noksanlığında gelişme yavaşlar, yan
sürgün teşekkülü zayıflar. Yapraklar kirli ve gri yeşil renge dönüşür. Yaprak
kenarları yukarı doğru kıvrılır. Yaprak ayası üzerinde muntazam olmayan
kahverengi lekeler meydana gelir. Potasyum meyve kalitesini önemli ölçüde
etkiler. Meyve sertliği üzerine olumlu etkisi vardır. Potasyumun 2/3’ü tohum
ekiminden önce toprak hazırlığı sırasında temel gübre olarak, 1/3’ü ise sulamada
verilmelidir. Kalsiyum diğer ticari gübrelerle birlikte temel gübreleme
sırasında toprağa verilebildiği gibi bitki gelişimi sırasında da CaNO3 halinde
verilebilir. Gerekli Mg tek defada tohum ekimi öncesi toprak hazırlığında
verilir. Mg ve K noksanlıkları görüldüğünde yapraktan püskürtme yaparak da bu
gübreler verilebilir.
Hıyarın önemli hastalıkları, yalancı mildiyö, külleme, hıyar
mozaik virüsüdür, bunlarla kimyasal mücadele yapılabilir, bunun yanısıra
dayanıklı çeşit ve münavebede yapılmalıdır. Önemli zararlılar ise yaprak
bitleri, beyaz sinek, kırmızı örümcek ve nematodlardır. Nematodlu yerde üretim
yapılmamalıdır, diğer zararlılarla uygun kimyasal mücadele yapılabilir.
Kaynak: alata.gov.tr