Cotoneaster, Yunanca “Kotoneon” (Ayva, pek benzemese de!) ve Latince
“ad istar” (benzerlik) anlamındadır. Türkçesi Dağ Muşmulası’dır.
Yaprağını döken, dökmeyen, boylanan ya da toprağa paralel gelişen, bildiğim
15 türü var. Kırmızı meyvaların, sarı, portakal renklileride bu türlerde
karşınıza çıkabilir…
Türkiye de pek çok iklimde gelişebilir. Biraz
sulanan topraklardan, kuru bölgelere kadar, sorunsuz gelişiyorlar. Çok soğuk
geçen kış ayları sizin bahçenize zarar veriyorsa, bu bitkiyide çok seviyorsanız,
güney cepheli, bol güneşli duvar önlerine dikmelisiniz.
Bol boncuk vermeleri için ilkbaharda, iki haftada bir, potasyum ağırlıklı gül
gübresi vermeniz gerekiyor. Sonraki zamanlarda, azotlu gübreler bitki gelişimini
hızlandırabiliyor.
Çok gelişmiş çalıları ya da çit olmuş bitkileri yaz ortasında ya da sonbahar
başlamadan budamanız gerekebilir. Bitki budanmazsa da özgürce gelişebiliyor.
Kış başlangıcında kuşlar rahat bırakırsa tüm kış boncukları
seyredebilirsiniz, ama, kuşlar boncuklara bayılıyor, yiyip içip gidiyorlar!
Cotoneaster horizontalis (Yayılıcı Muşmula), bu türlerden en
sevdiğim. Kışın yaprağını döktükten sonra kırmızı boncuklu dalları çok güzel
gözüküyor. Yüksek duvarlardan aşağı sarkıp gelişmesi, en çok kullanma
sebebimdir. Sorunlu, kayalıklı şevli arazilerde sarmaşık gibi çıplak alanları
kapatabiliyor. (Bu türün alacalı yapraklısı da var.)
Cotoneaster Dammeri, bu da aynı tip gelişiyor, yapraklarını pek
dökülmüyor, kışın kızarıp kalıyor.
Cotoneaster salicifolia, çalı şeklinde gelişen yaprağını dökmeyen
tür. Peyzaj uygulamalarında çok kullanılıyor. Belediyelerde bu bitkiyi çok
seviyor… Budanmazsa dev çalı oluyor. Bir zamanlar bahçeme geyikler dadandığı
zaman, çamları korumak için bu bitki ile çitler yapmıştım, işe yaradı… Şaka
gibi, ama bu başıma geldi. Geyikler meyve ağaçlarını ve çamların gövdelerini
kemiriken, cotoneasterler dışında, kokulu sabunların, kullanılmış kıyafetlerin
yada kesilmiş saçlarının da bu sevimli hayvanları bahçemden uzak tutmaya
yaradığını, araştırmalar sonunda keşfettim…
Üretilmeleri çok kolay. Çeliklemeyle, havadan köklendirilmeyle (manolya konusunda
anlatmıştım) ya da tohumdan yetiştirmekle yapılmaktadır.
Çelikler, yaz
ortasında ya da kış başlangıcın da alınabiliyor. Köklendirme tozuyla
gelişiyorlar.
Tohumdan üretim, manolya üretimi gibi uzun süre tohumları (boncukları) soğuk
ortamda sakladıktan sonra, toprağa ekince gelişebiliyormuş. Bir yerden sökülen
çıplak köklü dağ muşmulası pek tutmuyor, uğraşmayın.
İlk baharda açan minik çiçekler arıları bahçenize çekse bile, onlar bitki
üzerinde çalışacakları için, size zarar vermezler. Korkmayın… Beyaz çiçeklerin,
pembeleri de değişik türlerde açabiliyor.