36 hafta

TURUNÇGİLLER HANGİ İKLİMDE YETİŞİRLER














TURUNÇGİLLER HANGİ İKLİMDE
YETİŞİRLER



Prof.Dr. Mahmut AYFER
Prof.Dr. Selahattin İREN
Prof.Dr. Neşet
KILINÇER
Prof.Dr. Turan GÜNEŞ


.........Yurdumuz, dünya turunçgil üretim alanının en kuzey
sınırındadır.
Bu nedenle, turunçgil yetişen tüm bölgelerimizde, zaman zaman
dondurucu düşük sıcaklık zararları görülür. Şu halde turunçgil
yetiştiriciliğinde başarının ilk ve en önemli koşulu, bahçeleri, don tutmayan,
ya da çok az don tutan yörelerde kurmaktır. Ayrıca bahçe yerinin soğuk havaya ve
soğuk rüzgarlara açık yönlerde olmamasına dikkat edilmelidir.
Bazı turunçgil
tür ve çeşitlerinin soğuğa dayanımları da farklıdır, örneğin, limonlar dondurucu
düşük sıcaklıklara çok dayanıksızdır. Portakal ve altıntoplar ise limonlardan
biraz daha dayanıklıdırlar. Mandarinler ve özellikle Satsuma mandarini (Rize
mandarini) belirtilen türler ve çeşitler arasında düşük sıcaklığa en dayanıklı
olanlarıdır.
Ayrıca, soğuk bölgelerde, toprak özellikleri elverişli ise, üç
yapraklı portakal ağacı üzerine aşılı turunçgil fidanı kullanmak daha
yararlıdır.
Bazı turunçgil çeşitleri de, iklim ve toprak istekleri bakımından
seçicidir. Ancak
uygun koşullarda yeterli ve kaliteli meyve verirler. Örneğin
Yafa portakalı, Mersin yöresi kıyı kuşağında üstün kaliteli meyve
vermektedir.
TURUNÇGİLLER HANGİ TOPRAKLARI SEVERLER?
Turunçgiller, gevşek
yapılı, verimli, orta derinlikte, süzek tokraklarda daha iyi
yetişir.
Turunçgil ağaçlarının kökleri yüzlektir ve çoğunlukla toprağın 60 - 65
santimetre derinliğine kadar yayılırlar. Dolayısıyla turunçgilleri derin olmayan
topraklarda yetiştirmek mümkünse de, sulama ve gübreleme gibi uygulamaların tam
zamanında ve gereği gibi yapılmasına özen göstermek gerekir. Suyun çok güç
sızdığı ağır ve yapışkan çok killi topraklar sulama gübreleme gereksinimini
arttırır. Üst toprağı gevşek, süzek ve kolay işlenebilir yapıda, alt toprağı da
suyu tutacak derecede killi olan ve taban suyu yüksekliği bu- metrenin altında
kalan yerler turunçgil yetiştiriciliğine çok elverişlidir.
TURUNÇGİLLERDE TÜR
VE ÇEŞİT SEÇİMİ
Yeni turunçgil bahçeleri, bölgeye en iyi uyabilen, dış
satıma ve aynı zamanda iç pazar isteklerine elverişli, standart biçimde
kurulmalıdır. Kolay pazar bulmanın temel koşulu da budur.
Portakallar
arasında WASHiNGTON NAVEL portakalı erkenci çeşitlerin en
iyisidir. Kalitesi,
özellikle Antalya ve Muğla (Fethiye, Köyceğiz, Marmaris)
yörelerinde daha
iyidir. Bunun bir kardeşi olan THOMSON daha düzgün ve
pürüzsüz kabuklu,
fakat daha az sulu ve daha açık renklidir. YAFA portakalı
ise iklim ve
toprak istekleri babakımından seçicidir.özellikler Mersin yöresinde iyi yetişir.
elverişsiz koşullarda meyveler çok iri ve susuz, meyve kabuğu çok pürüzlü kalın
ve kaba olur . Ağaçların verimi azalır VALANCIA geç olgunlaşan bir çeşittir
(özellikle Mart ayın: da) limon çeşitleri arasında en erken olgunlaşan ve daha
çokta,
dış satımda değerlendirilen .INTERDONATA'dır. LAMAS limonu
Intcrcionata'dan sonra olgunlaşır ve Yatak limonu bittiği dönemde tüketilir.
İTALYAN çeşidi La-mas gibi, kısa süreli muhafazaya elverişlidir. KÜTDÎKEN çeşidi
uzun süre muhafaza edilir ve yurt içi limon gereksinimini karşılar.
Mandarin
çeşitlerinden SATSUMA, ihraç edilmesi ve soğuğa dayanıklı olması nedenleriyle
daha yüksek kaliteli olur. Özellikle batı Akdeniz ve Ege kıyılan için uygun
çeşittir. Bu arada CLEMANTÎ.NE de kaliteli, erkenci ve dış satıma elverişli bir
çeşittir.
Altıntoplar, sıcağa en fazla gereksinim gösteren turunçgil türüdür.
Bu nedenle erken toplamaktan sakınmalıdır. Sıcak yörelere dikilirse kalite daha
yüksek olur. MARSH, SEEDLESS ve THOMSON en iyi çeşitlerdir.
TURUNÇGİL
BAHÇESİNİN KURULMASI
a) Bahçe Yerinin Seçimi
\Turunçgil yetiştiriciliğinde
başarının ilk koşulu, bahçenin en az don olan yörede seçilmesidir. Yüksek verim
ve kaliteli ürün bu yerlerden sağlanabilir.
Sürekli ve yeterli bir suyun
varlığı ise turunçgil bahçeleri için çok değerli bir olanaktır. Orta derinlikte,
hafif yapılı, kumlu, killi, iyi havalanır, geçirgen ve verimli topraklarda
turunçgil meyveleri bol ve yüksek kaliteli olur. Kurutucu sıcak veya dondurucu
soğuk rüzgarlara açık ve şiddetli fırtınalara dönük yerlerde turunçgil meyveleri
çok zarar görür.
b) Bahçe Yerinin Hazırlanması
Düz alanlar, pullukla
derince sürülür. Meyilli veya dalgalı bahçeler düzlenir veya teraslanır. Sulama
tava veya karık yöntemi ile yapılacaksa, toprağın tesviyesi daha çok önem
kazanır. Üst toprağın taşınması gerekebilir. Engebeli bahçelerde yağmurlama
usulü sulama daha elverişlidir. Suyun göllenmemesi sağlanmalıdır.
Dikim
aralık ve mesafeleri, türe, çeşide, toprağın tipine, anaca ve yörenin iklim
özelliğine bağlı olarak değişir. Genel olarak, portakal ve altıntoplarda 6-8
metre, limonlarda 7 - 8 metre ve mandarinlerde 4 - 6 metre aralık ve mesafeye
ihtiyaç vardır.
c) Fidan Dikimi
En iyi turunçgil fidanı, kökü 4-5 yaşında,
iyi gelişmiş sağlam ve sağlıklı olandır. Fidanların daima en iyisi satın
alınmalıdır.
Fidanların en uygun dikim zamanı, genellikle Mart sonundan,
Mayıs sonuna kadarki ilkbahar dönemidir. Erken dikilen fidanlar erken gelişir ve
soğuklara daha dayanıklı olurlar. Fazla don tutmayan bölgelerde sonbahar fidan
dikimleri de başarılıdır. Aslında turunçgil fidanları, hemen her mevsim
dikilebilir.
Dikimde fidan köklerinin kuvvetli güneş ışınlarına veya
rüzgarlara bırakılmamasına büyük özen göstermek gerekir. Çünkü kökler çok
hassastır, hemen kurur ve ölürler. Nemli tutulmaları zorunludur. Bu nedenle
fidanlar topraklı sökülür. Çuvala sanlı olarak veya teneke ve plastikler içinde
yetiştirilip satılır. Topraksız fidanlar nemli sandık veya balyalar halinde
taşınmalı, hemen dikilmeyecek-lerse gölge bir yerde hendeklenmeli, üzerleri
toprakla kapatılıp sulanmalıdır. Kurumanın önlenmesi için, yaprakların hemen
hemen tamamı sökümle birlikte kopanlmalı ve fidanlar kesinlikle su içinde
bırakılmamalıdır.
Daha önce, çeşitli şekillerde açılmış çukurlara, dikim
tahtaları kullanılarak dikilen fidanlar hemen sulanmalıdır. Fidanların çok
derine dikilmemelerine büyük özen gösterilmelidir. Biraz yüksek dikmek, derin
dikmekten daha iyidir. Aşı yeri tamamen toprağın üstünde kalmalıdır.
Yeni
dikilmiş fidanların sulanmasına özen gösterilmelidir. Fidanın etrafına

yaklaşık 120-130 santimetre çapında açılacak yalak, gerektiği zaman bol su
ile doldurulmalı ve toprağın nem durumu titizlikle izlenmelidir.
İlk yıllarda
güçlü bir dal sisteminin oluşmasına yardımcı olunmalı, budama
ile fazla
kesimlerden kaçınmalı, iyi bir gelişmenin sağlanması ve dal
kırılmalarının
önlenmesi isteniyorsa, bir ilâ iki yaşındaki ağaçların meyveleri irileşmeden
koparılmalıdır.


TURUÇGİLLERİN BAKIMI
a)
Turunçgillerin Su İstekleri
Turunçgil ağaçlan, yüksek kaliteli bol ürün
verebilmek v büyüyüp gelişebilmek için, toprağın her zaman nemli olmasını
isterler. Özellikle çiçeklenme ve meyve bağlama dönemlerinde turunçgil ağaçlan
suya çok duyarlıdırlar. Su noksanlığı halinde önce çiçek ve meyvelerin, sonra
yaprakların, daha sonra da dalların zarar göreceği unutulmamalıdır. Fazla nem de
meyvelerin iri ve sulu olmalarına, kabuğun ince kalmasına ve tadının azlığına
neden olur.
Bahçeye su verme zamanının gelip gelmediğine, ağaçların susuzluk
nedeniyle gösterdiği solgunluk belirtilerine bakarak karar verilir. Ancak
solgunluk belirtisi
hissedilir edilmez suyun hemen verilmesi gerekir. Çünkü
biraz gecikilirse meyvenin büyümesi yavaşlar ve verim azalır. Bazı tecrübeli
yetiştiriciler ağaç diplerinin, 10 -15 santimetre derinliğinden aldıkları
toprağa bakarak sulama zamanını oldukça doğru biçimde belirleyebilirler. Son
yıllarda, biri köklerin en fazla dağıldığı derinliğe,
diğeri de sadece bazı
köklerin inebildiği daha derin yerlere yerleştirilmiş iki tansiyometre ile,
bahçenin sulanma zamanı tam olarak belirlenebilmektedir.
Uygulanacak sulama
yönteminin seçimine suyun miktarı, bahçenin düz, eğimli veya engebeli oluşu ile,
toprağın yapısı büyük ölçüde etki eder. Bahçe, dikimden evvel suyun düzenli bir
biçimde dağılmasına uygun şekilde düzeltilmiş ve tavalara ayrılmışsa, su bu
tavalar içine verilebilir. Veya her iki ağaç sırası arasına, çoğu zaman geniş
tabanlı üç karık açılıp su bu karıklara salınır. Karığa verilecek
su, tüm
bahçe toprağını kök derinliklerine kadar ıslatacak* miktarda olmalıdır.
b)
Turunçgillerin Budanması
Turunçgiller genellikle, fazla budamaya gereksinim
göstermez. Dallar sıklaşıp birbirlerini gölgelemeye başlayıncaya kadar kuru
dalların ayıklanması ile
hastalıklı ve obur dalların kesilmesi yeterlidir,
ilke olarak, şekil budaması uygulayarak ağaçların normal şekil ve büyüklüğünü
almalarına yardımcı olunur. Çünkü fazla budamalar ağacın hem verimini ve hem de
gelişmesini olumsuz
şekilde etkilemektedir.Kök zararları, don, ilaç etkileri
ve hastalık veya zararlılar nedeniyle sürgün gelişmesinde durma, yaprak
dökülmeleri ve dal kurumaları olmuşsa, kuvvetli bir sürgün gelişmesine kadar
hiçbir kesim yapılmamalıdır.
Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, iyi
gelişen sağlıklı bahçelerde yapılan
fazla budamalar, ürünü azaltmaktadır. Şu
halde, yaşlı bahçelerde dalların sıklaşmasını ve birbirini gölgelemesini önlemek
için, her yıl veya iki yılda bir yapılacak hafif dal seyreltmeleri çok
yararlıdır. Ancak limon ağaçlarının her yıl budanması
gerekir ve bu uygulama
limonların iri olmasını sağlar.
En uygun budama zamanı kış sonudur, ilkbahar
sürgün gelişmesi başlamadan önce budama tamamlanmalıdır. Budamanın sonbaharda
veya şiddetli soğuklar geçmeden kışın yapılması sakıncalıdır. c) Turunçgillerin
Gübrelenmesi
Turunçgülerden en fazla verim ve en yüksek kalitede ürün elde
edilebilmesi için,iyi bir gübrelemenin yapılması zorunludur. Toprağa hangi
gübrelerin ne miktarda verileceği, denemelerle ve yaprak analizleriyle
anlaşılır. Etkin ve ekonomik bir gübreleme.için yaprak analizleri yaptırmamız
zorunludur. Bu analizi yapan kuruluşlar, hangi gübreleri, ne zaman ve ne
miktarda kullanacağımızı da önermektedirler. Bu arada toprak analizleri
yaptırmak da yararlıdır. Bu amaçla en yakın tarım kuruluşları ile işbirliği
yapılmalıdır.
Eğer bahçemizin yaprak analizleri yoksa, ağaç başına hangi
gübreden ne kadar verileceğini aşağıdaki tabloya bakarak
kararlaştırabiliriz:
Azotlu gübre olarak amonyum sülfat kullanılır.
Belirtilen miktarlara uyarak, birinci gübreleme Ocak ayının sonlarında yapılır,
ikinci gübreleme Mayıs ortasında başlar, Haziran başına kadar sürdürülür. Son
gübreleme ise Haziran biterken başlatılır ve Temmuzun sonunda tamamlanır.
Fosforlu gübre olarak Trible Süper Fosfat kullanılır. Bu gübre Ekim - Kasım ayı
içinde çiftlik gübresi ile 2 yılda
bir verilir.
Potasyumlu gübre olarak
potasyum sülfat kullanılır. Bu gübre Ekim - Kasım ayı içinde, çiftlik gübresi
ile 2 yılda bir kullanılır. .


Çizelge 1. Akdeniz Bölgesinde
Turunçgillerde Ağaç Başına Verilecek Gübre Miktan ve Zamanı:

















Fidandikiminden
sonra geçen yol sayısı


Azotlu gübreler(gram)

Fosforlu gübre

Potaslı
gübre

Çiftlik gübresi
 1. gübreleme- 2.
gübreleme- 3.gübreleme
(gram)(gram)(kg)

1. Yıl.............. 250............
125.............. 125 ............----.........----......
2.
Yıl.............. 500............... 250 .............
250...........----........-----.....
3. Yıl...............750
.............375 ..............375
4. Yıl .............1000
.............500.............. 500 ..........360 ......---.......40 .
5. Yıl
.............1250............... 605............. 625
6. Yıl
.............1500.............. 750.............. 750......... 540.... 600
....60
7. Yıl............. 1750............... 875............... 875
.....--.....----.......---
8. Yıl.............. 2000 ..............1000
............... 1000............720 ....800.. ...80
9. Yıl..............
2250.......... .1125 ............1125 .................--.......----...
10.
Yıl............. 2500........... 1250 ..........1250......... 900.. 1000.. 100


11. Yıl............. 2750 .............1375............. 1375
.............---....---....

12. Yıl .............3000
...........1500.......... 1500.........1000.. 1200.. 120
Kaynak: R. Pamir ve
Ş. Göral, Turunçgillerde Gübreleme, Turunçgiller Araştırma Enstitüsü Yayını,
Antalya 1981'den değiştirilerek alınmıştır.




Çiftlik gübresi her ağaca yaş başına 10
kg. hesabı ile ve iki yılda bir. Ekim
ve Kasım ayı içinde verilir. Ancak
fidan dikimi sırasında fosforlu ve potaslı gübrelerle birlikte çiftlik
gübresinin temel gübre olarak verilmesine özen
gösterilmeli ve
unutulmamalıdır.
Oniki yaşdan itibaren verilecek gübre miktarı, 12'inci
yıldaki miktarın aynıdır
ve bu miktarda her yıl aynen devam
edilir.
Ayrıca, bakır, demir, manganez, çinko ve bor da ağaçların gelişmesi
ile meyve verim ve kalitesini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu konularda da
ilgili tarım kuruluşlarından bilgi alınabilir.
Gübreler, meyveye yatmış
bahçelerde sıralar arasına serpilmelidir.
Turunçgillerde, meyve iriliği,
kabuk kalınlığı, kabuğun düzgünlüğü ve rengi .
meyvenin su oranı, besin
maddelerinin yetersizliği veya fazlalığından çok
etkilenir, Örneğin fazla
azot meyveyi küçültür. Sofralık olarak pazarlanacak
kaliteli ürün oranını
düşürür. Meyve suyunu artırdığı için işlenmeye elverişli
meyve oranını
yükseltir. Meyve miktarı artar, fakat kalite düşer. Fazla potas
meyvenin iri
olmasını sağlar. Bu, bazen kaliteyi bozar. Bu nedenle bir kural
olarak
bahçeye verilecek potas miktarı azot miktarına eşit hesaplanır.
Meyveler çok
küçükse, azottan fazla potas kullanılabilir. Fazla fosfor da
meyvenin
kalitesiz ve kaba olmasına neden olur.
d) Bahçe Toprağının
İşlenmesi
Genellikle, Şubat sonu ve Mart başlarında yani kış yağışlarından
sonra, toprak diskle hemen işlenir ve bu işlem düzenli biçimde sürdürülür.
Özellikle büyümenin hızlı olduğu Mayıs sonuna kadarki dönemde, yabani
otların
gelişmesine imkân verilmemelidir. Turunçgil ağaçları yüzlek köklü
olduğundan toprağın işlenmesi sırasında köklerin kopmamasına dikkat edilmelidir.

Ayrıca yüzlek toprakların mümkün olduğu ölçüde az işlenmesine özen

gösterilmelidir. Yabani otlarla da, çeşitli ilaçlar kullanarak mücadele
etmelidirler.

TURUNÇGİL HASTALIKLARI VE BUNLARLA SAVAŞ
Turunçgiller
çeşitli hastalıklardan dolayı zarar görürler. Bu hastalıklar turunçgillerin kök,
gövde, dal, yaprak ve meyvelerinde olur. Yeşil ve mavi çürüklükler de meyvelere
zarar verir.
Turunçgillere zarar veren başlıca hastalıkları şöylece
açıklayabiliriz :
a) Faraziler Olmayan Zararlılar
Bunların en önemlileri
don, susuzluk, demir, çinko ve bakır noksanlıklarıdır.
Turunçgil türleri dona
karşı hassastır. İçlerinde nispeten en dayanıklı olanı mandarindir. Sonra sırası
ile turunç, portakal, greypfurt, limon gelir. Dona karşı bahçelerin korunması
gerekir.
Susuzluk, turunçgil ağaçlarının meyvelerinde çatlamalara neden olur
ve bu yüzden yapraklan iyi gelişemez. Sulamalar zamanında yapılmalıdır. Kökte
fazla rutubet, kök çürüklüklerini kolaylaştırır. Derin dikme sonucunda toprağın
altındaki gövde kısmı ikinci bir kök sistemi teşkil eder ve böyle ağaçların
ömürleri çok uzun olmaz. Dikimin uygun yapılması gereklidir.
Demir noksanlığı
yapraklarda sandan beyaza kadar anormal renk değişikliklerine neden olur. Çinko
noksanlığı ülkemizde en önemli zararlı durumundadır. Çinko noksanlığında
yapraklarda orta ve yan damarlar boyunca yeşil bir bölge ve bunun dışında ise
jenk açıklığı görülür. Bakır noksanlığına bakirli ilaçların kullanılmadığı bazı
bahçelerde rastlanır. Bakır noksanlığı nedeniyle meyvelerde ve kabuk içinde zamk
lekeleri oluşur, sürgünlerde boğum aralan şişer, kıvrılmalar görülür.
Çeşitli
zararlara yol açan eksik gıda maddeleri usulüne göre, ya yaprağa püskürtülmeli,
ya da kökten verilmelidir. Daha fazla bilgi için bölge tarım teşkilatlarına
başvurulmalıdır.
b) Dal ve Gövde Hastalıkları
Dal ve gövde hastalıktan,
ülkemizde en önemli turunçgil hastalığıdır.
Bunlarında en önemlileri
Uçkurutan ile Sürgün ve Yaprak Yanıklığıdır.
Uçkurutan hastalığına yakalanan
ağaçlarda sürgünler uçlardan itibaren
gerîye doğru kururlar. Hastalık,
dallara Sodyum Hidroksit sürülmek suretiyle
kolayca anlaşılabilir. Bu
taktirde hastalıklı dokular kırmızı renge dönerler.
Mücadele için hastalıklı
dallar kesilerek imha edilmelidir. Kesilen kısımların
üzerine bir aşı macunu
sürülür. Sürgün ve yaprak yanıklığı, bakteriyel bir
hastalıktır. Hastalık
taze sürgün ve yapraklarda yanıklık yapar. Sürgünler
üzerinde uzunluğuna
kahverenkli lekeler oluşur. Bu hastalığa karşı da
hastalıklı dallar kesilip
yakılarak mücadele edilir.
c) Turunçgil Virüs Hastalıktan
Başlıca
Turunçgil Virüs hastalıkları; Göçüren, Kavlama, Palamutlaşma,
Gözenek,
Cüceleşme, Taşlama ve Tıkanıklıktır. Bu virüs hastalıkları, türlerine göre
ağaçlarda cücelik, sararma, çalılaşma, gövde ve dallarda kabuk kavlamaları,
anormal çukurluklar, kabuğun iç kısmında diken gibi çıkın tılar ve zamklaşmaya
neden olurlar. Aşı yerlerinde şişme, yapraklarda küçülme, kıvrıl ma, mozayik
lekeleri meydana getirirler. Ayrıca hastalık, meyvelerde döküme, şekil
bozukluğuna, küçülmeye, renk bozukluğuna, sertleşmeye de neden olur.Virüs
hastalıklarına karşı mücadele için tamamen virüs-süz damızlıklardan aşı kalemi
almak, çekirdekten iyi cins turunçgil ağacı yetiştirmek gerekmektedir. Viıüslü
ağaçlar sökülerek yerlerine sağlıklı fidanlar dikilmelidir. Göçüren hastalığı
görüldüğü takdirde, bu gibi ağaçların derhal sökülüp yakılması,
bu virüsü
taşıyan zararlılarla kimyasal müca dele yapılması, uygun ve
sağlıklı ağaç
kullanılması ve dayanıklı çeşitlerin yetiştirilmesi gerekir.

TURUNÇGİL
ZARARLILARI VE BUNLARLA SAVAŞ
Turunçgillerin ülkemizdeki başlıca zararlıları
ve bunlarla mücadele yöntemleri şöylece özetlenebilir.
a) Limon
Sıçanı
Limon sıçanları ülkemizin turunçgil yetiştirilen bölgelerinde ve
özellikle Ege bölgesinde bütün turunçgil tür ve çeşitlerinde önemli ekonomik
zararlara neden
olurlar. Limon sıçan larının kuyruğu vücudundan daha
uzundur. Vücut uzunluğu
15-20 santimetre, kuyruk uzunluğu ise 19-22
santimetre kadardır. Sert tüylerinin
rengi kızıl kahverengi, karnı ise kirli
beyaz veya limon rengindedir. Vücut
ağırlıkları ortalama 150 gramdır.
Genellikle geceleri beslenirler.
Limon sıçanları meyve ağaçlarının gövde ve
dallarını kemirir, kabuklarını
soyarlar ve bu dalların kurumalarına neden
olurlar. Daha sonra meyve döneminde ağaçlardaki limon, portakal, mandarin ve
turunçların kabuklarım kemirir ve etli kısımlarını tamamen yerler. Ayrıca
depolarda bulunan narenciye ürünlerine de aynı şekilde zarar verirler.
Limon
sıçanlarına karşı çeşitli tipte kapanlar kullanılarak mücadele
yapılabilir.
Ancak en etkili yöntem zehirli yemlerle yapılan mücadeledir. Bu
amaçla 100 kg buğday 2.5 litre su ile nemlendirilir, üzerine 2.5 kg eritilmiş
vazelin yağı
döküldükten sonra 2.5 kg çinko fosfür ilave edilerek iyice
karıştırılır. Böylece hazırlanan zehirli yem, güvenli bir yerde, beton veya
kağıt zemin üzerinde
kurutulur. Zararlıların bulunduğu yerlere küçük kümeler
halinde bırakılır.
b) Örümcekler (Akarlar)
Bunların en önemlisi Kırmızı
Örümcek olup, Ege ve Akdeniz Bölgelerinde bulunmaktadır. Çok küçük, oval,
kırmızı renkte bir zararlıdır. Vücudu üzerinde
ufak kabarcıklar bulunur,
bunlardan uzun kıllar çıkar.
Kırmızı örümceğin limonu tercih ettiği
söylenirse de, tüm turunçgillerde zararlıdır. Yapraklarla, meyve ve genç
sürgünlerde beslenirler. Beslendikleri yerlerde şekil ve renk bozukluklarına
neden olurlar. Çok miktarda örümceğin bulunduğu yapraklar gümüşi renkten
kahverengine kadar değişen çeşitli renkler alırlar. Meyveler grimsi san renge
dünüşürler. Yaprak ve erken meyve dökümüne neden olurlar. Ağaçta
kalan
meyveler de cılız kalırlar. Sürgün faaliyeti zayıflar.
Örümceklerle
mücadelede ilaç kullanılırken çok dikkatli olmak gerekir.
Bugün ülkemizde
biyolojik savaş en etkili biçimde turunçgil zararlılarına karşı uygulanmakta,
parazitlerden ve yararlı böceklerden en üst düzeyde, yine
turunçgil
bahçelerinde faydalanılmaktadır. Bu nedenlerle rasgele yapılacak ilaçlamalar,
mevcut "Yararlı - Zararlı" böcek dengesini bozacağından, ileride
ortaya daha
büyük sorunlar çıkabilir. Bu nedenle ilaç kullanımından önce
uzmanlara
danışılması yararlı olur.
c) Kabuklu Bitler ve Koşniller
Bu böcekler
turunçgillere önemli zararlar verirler. En önemli türleri
şunlardır:
Turunçgil Kırmızı Kabuklu Biti
Turunçgil yetiştirilen
bölgelerimizde çok yaygın ve önemli bir zararlıdır.
Kırmızı bir kabuk
altında yaşar ve kolayca tanınabilir. Çoğunlukla yapraklar
ve meyveler
üzerinde bulunurlar.
Yaprakların ve meyvelerin, sararmasına, kurumasına ve
dökümüne neden
olurlar. Savaş yapılmazsa ince dallar ve sürgünlerde de
kurumalar görülür.
Genel olarak ağaç zayıflar ve ürün azalır. Ayrıca
ürünlerin pazar değerleri
de geniş ölçüde düşer.
Turunç Virgül Kabuklu
Biti
Dişinin kabuğu, midye kabuğu şeklinde uzunca, oval 2 - 3 milimetre
kadardır.
Virgül şeklinde görülen kabuğa ağacın hemen her yerinde rastlanır.
Rengi koyu kahverengidir.
Yumuşak Vücutlu Koşnil
San veya açık
kahverenkli, oval ve yassı bir böcektir. Boyu 3 - 4 milimetredir.
Gruplar
halinde yapraklarda ve dallarda bulunur.
Beslendiği yerlerde renk
değişmelerine neden olurlar. Ballı madde çıkarırlar,
yaprak ve meyveleri
kirletirler.
Yıldız Koşnili
Kirli beyaz veya kırmızımtrak kahverenginde, 3
- 4 milimetre uzunluğunda ve 2-3 milimetre genişliğindedir. Vücudundaki
çıkıntılar nedeni ile Yıldız Koşnili adı verilmiştir. Üzeri mum salgısı ile
örtülüdür.
Bitki dal ve yapraklarını emerek zayıf düşürürler. Ayrıca ballı
madde
salgılayarak, yaprak ve meyveleri kirletirler.
İncir Mumlu
Koşnili
incirlerin önemli bir zararlısı plan bu koşnil turunçgillerde de
zararlıdır.
Küre şeklinde 4 - 5 milimetre uzunlukta, 3 - 4 milimetre eninde
ve 2 - 3 milimetre yükseklikte kirli beyaz, grimsi pembe renklidir. Böcek
ezilince kırmızı renkli
bir sıvı çıkar, bu nedenle kanlı balsıra adı da
verilir.
Bitkinin zayıflamasına ve ballı madde de salgılayarak yaprak ve
meyvelerin kirlenmesine neden olur.
Turunçgil Unlu Biti
Oval, 3 - 5
milimetre uzunlukta turuncu, san veya açık kahverengi, üzeri un gibi
beyaz
salgı maddeleri kaplı bir böcektir.
Turunçgil Unlu' biti, meyve yaprak ve
dallarda beyaz kümeler halinde beslenir. Böceğin yoğun olduğu bahçelerde meyve
dökümleri görülür. Meyveler cılız
kalırlar. Yaprak ve meyvelerde lekeler
görülür. Ayrıca ballı madde salgılarlar.
Bu ballı maddeler üzerinde bazı
mantarların gelişmesi sonucu gerek
yapraklar ve gerekse meyvelerde is
şeklinde kararmalar görülür.
Ülkemizde turunçgillerde zararlı olan kabuklu
bit ve koşnillerin pek çoğuna karşı biyolojik mücadele başarılı bir şekilde
uygulanmaktadır. Bu zararlılara karşı ilaçlı mücadelede dikkatli olmak, çok
zorunlu olmadıkça ilaç kullanmamak ve böylece bahçelerdeki yararlı böcekleri
korumak gerekmektedir.
Kabuklu bit ve koşnillerin pek çoğuna karşı bugün
başarılı bir şekilde petrol
yağlan (Beyaz yağlar) ile mücadele yapılmaktadır.
Bu yağlar faydalı böceklere
de fazla zarar vermediklerinden, her zaman tercih
edilmelidir.
98 litre suya 2 litre Beyaz yağ kanştınlarak ilaç hazırlanır.
Hazırlanan ilaç iyice kanştınldıktan sonra, bekletilmeden kullanılmalıdır.
İlaçlama mutlaka günün
serin saatlerinde yapılmalı, sıcaklık gölgede 32
dereceyi geçince ilaçlamaya
son verilmelidir. Aksi takdirde ağaçlarda ilaç
yanıkları görülür. Bahçede kükürtlü ilaç kullanılmışsa beyaz yağların
kullanılabilmesi için en az 30 gün geçmesi gereklidir, ilaçlamadan önce
özellikle yaz aylarında ağaçların sulanması icap etmektedir. Bu yapılmazsa
ağaçlarda ilaç yanıkları görülebilir.
ilaçlamaya ağacın iç kısmından
başlanmalı, tüm dal ve yaprakların iyice ıslanmasına dikkat edilmelidir. Ağacın
her tarafının ilaçla ıslanmasına
özellikle özen gösterilmelidir. Hacın
etkisi açısından, ilaçlama zamanının
tayini önem taşımaktadır. Böceklerin
yeni döl meydana getirdiği zaman
ilacın etkisi yüksek olmaktadır.
21 d)
Akdeniz Meyve Sineği
Turunçgillerin önemli bir zararlısıdır. Tüm Akdeniz
ülkelerinde bulunmaktadır. Turunçgillerden başka elma, armut, ayva, şeftali,
kaysı ve Trabzon hurmasında
da zarar yapmaktadır. Meyvelerin çürümesine ye
sararmasına neden olurlar.
Akdeniz meyve sineği 5 milimetre uzunluğunda küçük
bir sinektir (Şekil: 3).
Bu sineğin kurtlan (larvaları) 6-8 milimetre
uzunluğunda, bacaksız ve beyaz
renklidir.
Yumurtadan çıkan kurtlar meyve
etinde beslenirler. Olgunlaşan kurtlar meyveyi terkederek toprağa geçerler. Bu
zararlıların erginlerine karşı, mücadele, henüz yumurtlamadan önce yapılmalıdır.
Son yıllarda bu zararlılara karşı, özellikle
büyük ve kapama bahçelerinde,
cezbedici (çekici) maddeler kullanılarak sıra
veya dal ilaçlaması yöntemi
uygulanmaktadır. Böylece hem daha az ilaç
kullanılmakta ve hem de ilaçların
yararlı böcekler üzerine etkileri azaltılmaktadır.
22
ilaçlamaya meyveler
sararmaya yüz tuttuğu zaman başlanır ve hasada 20 gün kalıncaya kadar devam
edilir. Normal bir ağaca 150 gr ilaç kullanılır.
c) Siyah Turunçgil Yaprak
Biti
Turunçgiller üzerinde görülen değişik türden yaprak bitkilerinin en
önemlisidir.
Siyah ve kızıl - kahverenginde ve 2 milimetre boyundadır.
Çoğalma gücü çok yüksektir. İlkbahar ve Sonbaharda daha çok görülür. Ege ve
Akdeniz Bölgelerinde yaygın olarak bulunur.
Yaprak biti, yaprakları emer,
onların sararmalarına, kurumalarına ve
kıvrılmalarına neden olur. Ayrıca
çıkardığı ballı maddeler üzerinde bazı mantarların gelişmesi ile de, yaprak
larda kirlenme ve kararmalar görülür.
Fakat en korkulan zararı, bazı virüs
hastalıklarını taşıması ve bu-laştırmasıdır.
Siyah Turunçgil yaprak biti 30
derece sıcaklığın üzerinde gelişemediği için,
yaz ayla rında Akdeniz
Bölgesinde zararlı değildir. Ancak ilkbaharda zarar
yapabilir. Akdeniz
bölgemizde bu zararlının doğal düşmanı olan pek çok
yararlı böcek
bulunmaktadır. Özellikle bazı gelin böcekleri çok etkilidir.
Bu nedenle
zorunlu kalınmadıkça kesinlikle ilaçlama yapılmamalı ve bu
zararlı, doğal
düşmanları ile baskı altında tutulmaya çalışılma lıdır.
ilaçlamaya çok
zorunlu durumlarda başvurulabilir, Sadece zararlının
bulunduğu ağaç ve
dalların ilaçlanması bir dereceye kadar faydalı böcekleri koruyabilir.Ayrıca
faydalı böceklere daha az zararlı ilaçlının seçilmesine de özen
gösterilmelidir.

TURUNÇGİL MEYVELERİN HASADI
Turunçgil meyveleri henüz
yeşil renkli iken de toplanabilmektedir. Bu nedenle
uluslara rası olgunluk
standartlarında, özellikle meyve suyu oranları dikkate alınmıştır, örneğin
limon, mandarin ve altıntoplarda, hatta bazı portakallarda
belli ölçülerde
yeşil renkli mey velerin pazarlan-ması uygun görülmüş ancak su kapsamları da
belirlenmiştir.
Birleşik Milletler, Avrupa Ekonomik Komisyonu (UN-ECE)
tarafından belirlenen
en az su oranları şöyledir :
Limonlarda % 25,
Satsuma Mandarinde % 33, Clemantine Mandarininde % 40, diğer mandarinlerde % 33,
Thomson göbekli portakallarda % 30, Washington göbekli porka llarda % 33,diğer
portakallarda % 35, Altıntoplarda % 35.
"-
Turunçgil meyveleri en az bu
belirtilen oranlarda su bulundurdukları zaman
ağaçlardan
koparılabilir.
Hasat (Derim), sofralık olarak pazarlanacak yüksek kaliteli
çeşitlerde meyve
saplan makasla kesilerek yapılmalıdır. Makas
kullanılmayacaksa, meyve
avuç içine alınıp hafif döndürüldükten sonra yukarı
doğru itilerek koparıl-malı, çekerek alınmamalıdır. Turunçgil meyvelerin
kabuklan, hasat zamanında
ve özellikle erkenci çeşitlerde olağanüstü körpe,
gevrek ve gergindir. En küçük basınca karşı duyarlıdırlar. Zedelenir,
berelenirler. Daha sonra da buralardan çürümeye başlarlar. Bu nedenle
toplayıcılar bir yumurta eller ve taşır gibi
meyveleri çok dikkatli
tutmalıdırlar. Aynı zamanda meyveler yüksekten
dökülmemeli ve çarpmamalıdır.
Toplama kapları ve taşıma kasaları keskin
kenarlı ve çatlak olmamalıdır.
Makasla kesilen meyvelerde de dışarı taşan
sap parçası taşıma ve işleme
sırasında birçok meyveyi zedeleyebilir.
Kasalar özenle taşınmalı ve içindeki
meyveler bir gece veya 24 saat bekletilip
biraz soldurulmalı, kabuk
yüzeyindeki gerginlik kaybolduktan sonra boylama
ve diğer işlem lere
geçilmelidir. Turunçgil meyvelerimizin yabancı ülkelere
çürük ulaşmalarının
başlıca nedeni, hasada gereken önemi vermememizdir.

YORUMLAR

Yorum bulunamadı!

YORUM YAZIN

Ad-Soyad:
E-Posta:
Mesaj:
Güvenlik Kodu:

KÖŞE YAZILARI
Dünyanın En Hızlı Gelişen Ağacı
FORUMLARDAN
 SEKTÖR REHBERİ

      » Gelişmiş Arama

BÜYÜKŞEHİR PEYZAJ İLAÇLAMA
Peyzaj Proje & Uygulama
hobiciaydin
Fidan Üretici Ve Satıcılar (meyve)
çiçekpark fidancılık ve peyzaj
Peyzaj Proje & Uygulama
CÖMERT ÇİÇEKÇİLİK
Çiçek & Çiçek Fidesi Satıcılar
yanikoğlu ticaret
Fidan Üretici Ve Satıcılar (genel Ağaçlandırma)
kayhan fidancilik
Çiçek & Çiçek Fidesi Üreticileri
belediye
Peyzaj Proje & Uygulama
Bahçeköy Orman İşletmesi
Fidan Üretici Ve Satıcılar (özel Peyzaj)

© 2008 36Hafta.com / Aksi belirtilmeyen tüm yazıların yayın hakları sitemize aittir. Kaynak gösterilmek koşuluyla alıntı yapılabilir.

Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. PASİFİK YATIRIM LTD.ŞTİ.

www.mobilyarehberi.com www.BerkmaX.com

 web statistics
View My Stats